• anasayfa Arşiv
  • rammstein Biyografi Kronoloji Tarihçe Ekipman Turne
  • medya Galeri Basın Download Video
  • diskografi Albüm/Single DVD/Blu-ray Soundtrack Çeviriler
  • site Hakkında Linkler İletişim
  • forum

Menü: Giriş » Medya » Basın » Yüxexes Ekim 2009

YÜXEXES EKİM 2009
Billboard Ağustos 2010
Can UZUNALLI – Oliver RIEDEL

Emre YILDIRIM

Yeni albüm öncesi Oliver Riedel ile Türkiye’de yapılan ilk Rammstein röportajı

“Aşk herkes içindir…”

Almanların sınır tanımayan efsanevi endüstriyel metak grubu Rammstein’ın 6. stüdyo albümü “Liebe ist für alle da” raflarda yerini almaya hazırlanırken, yeni single’ları “Pussy” yi yayınlamalarının üzerinden daha 24 saat bile geçmemişken grubun bass gitaristi Oliver “Ollie” Riedel ile Türkiye’deki ilk Rammstein röportajını gerçekleşirdik. Telefonun ucunda Ollie ve tercumanı Rob’un sesini duyduğumda, kabul ediyorum, oldukça heyecanlandım…

Yeni albümünüz üzerine konuşacağımızı biliyorum ancak Türkiye’deki ilk Rammstein röportajı olduğundan sormak istediğim farklı konular da var. İlk albümden bu yana özellikle “Mutter” ile başlayan ve “Reise, Reise” ile belirginleşen bir durum var. Genel “sound”unuzdaki sertleşmenin nedeni, dans “beat”lerinin azalması, akustik davul “sound”unun ve daha canlı gitarların yer almaya başlamasının nedeni nedir? Daha da sertleşmeyi düşünüyor musunuz?

Rammstein olarak albümü yaratmak için oturduğumuzda, amacımız müziği daha temiz bir hale getirmekti. Yalnızca gitarın daha anlaşılır olması yeterli değildi ve davulun da daha iyi bir akustiğe kavuşmasını sağlamak gerekiyordu. Bunun için de en iyi akustik kaydı yapabileceğimiz ve bu koşullara sahip olduğunu düşündüğümüz Los Angeles’taki Henson kayıt stüdyosuna gittik. Tabi prodüktörümüzün faktörünü de ekleyelim. İlerleye günlerdeki “sound”umuz için birşey söylemek güç.

Daha önceki Rammstein albümlerine göre bu albüm nerede duruyor? Farklılıklar nedir? Kimlerle çalıştınız ve şarkı yazımı döneminde neler yaşadınız?

Özellikle önceki kayıtlarla karşılaştırırsak büyük bir fark olduğunu söyleyebiliriz. Daha önceki albümlerde grup üyeleri şarkıların nasıl olması gerektiği hakkında ayrı ayrı fikir üretirlerdi. Fakat bu sefer bir araya geldik ve albümün nasıl olması gerektiğiyle uğraştık. Çünkü bu sefer üyeler hiçbir kesinleşmiş fikirle gelmedi ve grup olarak doğaçlamalar yapmaya, şarkıların nasıl olacağını stüdyoda belirlemeye başladık. Prodüktörümüz ise yine Jacop Hellner’dı. Bu albümde şarkıların doğaçlama yoluyla yaratılması yüzünden önceki albümlere oranla büyük farkları var. Özellikle besteleme yöntemi açısından. Bu albümle birlikte şarkıların, albümün akışını velirlemesine bir şans vermek istedik. Daha önceden belirlenmiş fikirler olmadığı için, çalışmalar sırasında ortaya çok fazla ve farklı fikir çıktı. Bütün bu güzel fikirlerin içinden en yenilerini seçmek bizim için zor oldu. Gerekli elemeleri yaptıktan sonra albümün finalini teşkil edecek şarkıların belirlenmesi ve tamaıyla hazırlanması için sıkı bir çalışma yaptık.

Yeni albümün belirgin bir konsepti var mı? Albümün arkasındaki fikirleri merak ediyoruz.

Aslında spesifik bir konsept yok. Dediğim gibi fikirler bir anda ortaya çıktı. Önceden tasarlanmış değillerdi. Geriye sadece şarkıları seçmek kaldı.

İnternette bir anda albümün isim şarkısı olan “Liebe ist für alle da” yı gördük. Hem de albümün çıkışına çok zaman varken. Bu nasıl oldu?

Duyduğumuzda biz de şok olduk. Nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok. Böyle bir şeyin yaşanmış olması bizim için de oldukça üzücü tabii.

Şarkılarınız, içerdiği sözler, genel soundunuz ve sahne performansınız her zaman etkileyici. Ve tabii ki videolarınız. Bu enteresan video fikirlerini nereden buluyorsunuz? Sanırım “Keine Lust” u Christoph Schneider düşünmüştü?

Evet, o Christoph’un fikriydi. Az önce bahsettiğim gibi, yine elimizde pek çok zengin fikir vardı. Bazen elimizdeki fikirlerin gerçekleştirilmesi için gerçekten birlikte çalışmayı istediğimiz, belirlediğimiz yönetmenlere gideriz. Kimi zaman ise bu düşüncelerin hayata geçirilmesi bile tek başına yeterlidir. Yani sğesifik bir yönetmene ihtiyaç duymayabiliriz.

Yönetmen demişken, “Lost Highway” isimli filmde de şarkılarınızla yer almıştınız ve bu gerçekten sizin kariyerinizde önem taşıyan bir olaydı. Filmin ünlü yönetmeni David Lynch ile tekrar çalışmayı düşünüyor musunuz?

Hayır, şu an için aklımızda David Lynch ile tekrar çalışmak gibi bir düşüncemiz yok.

“Mein Teil”in videosu, “Te Quero Puta” isimli şarkı ve derken çıkacak olan albümden yayınlanan ilk video “Pussy” ile cinselliğe, hatta pornografiye ağır bir giriş yaptınız. Düşünceniz neydi?

“Pussy”nin ele aldığı konu için “grup elemanlarının kendi sınırlarını yıkmaya alışması” diyebiliriz. Bu klip kesinlikle televizyonda ya da müzik kanallarında izleyebileceğiniz türden değil. Çünkü burada yapmaya çalıştığımız, tamamıyla beklentilerin tam tersini gerçekleştirmekti.

Evet senin de dediğin gibi “Pussy” videosunun internet dışı bir ortamda yayınlanması imkansız gibi görünüyor. Hatta yasaklar da başlamış durumda. “Mein Teil”da da aynı sorun yaşanmıştı ama yine de dozajı arttırarak bu durumu tekrarladınız. Hiçbir şeyden çekinmiyor musunuz? Yoksa bunun arkasında bir çeşit pazarlama stratejisi mi yatıyor?

Bunun neden hep böyle olduğunu daha önce grupla da konuştuk ama bu kendiliğinden gelişen bir olay. Grup ne zaman fikir üretmek için bir araya gelse, otomatik olarak ortaya provakatif fikirler çıkıyor, pazarlamayla ilgili değil. Sonuçta hepimiz Doğu Almanya’da büyüdük ve çeşitli punk gruplarında çaldık. Bilirsiniz ki punk grupları her zaman hükümet karşıtı bir tavır sergiler. Doğu Almanya, yani Berlin duvarı yıkıldığında yaşananlardan dolayı Alman yönetimine karşı tepkimiz her zaman olmuştu. Bu tepkiyi bir şekilde dışarı vuruyoruz. Ve hayır, çekinmiyoruz.

Peki, çok merak edilen bir konu. Videodaki her görüntü gerçekten size mi ait yoksa videoya sonrada editler oldu mu?

Tam olarak hangi bölümleri kastediyorsun bilmiyorum.

Bu konuyu konuşmaya çekiniyor musunuz?

Hayır, çekinmiyoruz tabii ki. Ve evet, klipte kullanılan bütün (Gülüyor) görüntüler tamamıyla bize ait.

O zaman muhteşem performansınızdan(!) dolayı tebrikler!! (gülüşmeler)

Teşekkürler.

“Te Quiero Puta” İspanyolcaydı. “Pussy” ise yarı İngilizce yarı Almanca. Kısacası Rammstein farklı dillerde şarkı yaparak dünya ile alay ediyor diyebilir miyiz?

Bizim anadilimizin Almanca olması, diğer dilleri kullanarak eğlenemeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

İngilizcenin hakim olduğu dünyada Almanca ile bir şeyler yaptınız ve gerçekten bu dile de dikkat çekmiş oldunuz. Hatta birçok kişi sizin sayenizde Almancaya sempati duymaya başladı. Bu bilinçli bir hareket miydi? Yani Richard Wegner dönemi Alman müziğinde olduğu gibi özellikle müziği “Almancalaştırmak” söz konusu mu?

Bizce olabilecek en güzel şey, bir dinleyicinin müziğimizi beğenmesi, Rammstein dinleyerek Almanca’dan etkilenmesi ve bunun sonucunda Almanca öğrenmek istemesidir. Bu tabii ki güzel bir şey. Ama böyle bir hedefimiz yoktu.

Şarkıların sözlerine baktığımızda klasik Alman edebiyatından etkilenmeler de dikkat çekiyor. Gerçi genel anlamda da grupta edebi bir ilgi var. Rosenrot’taki “Umberto Eco” etkilenmesş gibi. Ayrıca Till’in de bir kitabı olduğunu biliyoruz. Peki, Rammstein genelde neler okur?

Ortak bir isim söylemek gerçekten çok zor. Belirgin olarak öne çıkan bir isim bulamıyorum. Gruptaki herkes genellikle farklı şeyler okumayı tercih ediyor.

Peki ya dinledikleriniz?

Grupça genellikle Nine Inch Nails ve Limp Bizkit’i dinlediğimizi söyleyebilirim. Özellikle Nine Inch Nails’i çok seviyoruz.

Türkiye’de çok seveniniz var. “Liebe ist für alle da” kapsamında sizi burada izleyebilecek miyiz?

Henüz değil ama Türkiye’de bu kadar çok hayranımızın olduğunu bilmek çok güzel. Bir gün ülkenizde çalmayı gerçekten istiyoruz.

Şimdiye kadar Türkiye’de konser vermemenizin politik veya başka özel bir sebebi var mı?

Hayır, Türkiye’de bizim için yeterli ve kriterlerimize uygun bir organizasyon olmamasından kaynaklı nedenle çalamama durumu var.

(Burada belirtelim; Bu yanıtın nedeni bundan birkaç yıl önce grubun ülkemize gelmesi üzerine çalışmaların yapılması olabilir. Grubun organizatöre, sahne şovları sırasında kullanacağı malzemelerin listesi gönderilmişti. Ülkemizdeki patlayıcı maddelerle ilgili bu konuda onay verecek olan yetkilinin, o sırada yurt dışında olması ve yanıtının gecikmesi nedeniyle çalışmalar iptal edilmişti.)

Oldukça merak ediyorum, bildiğiniz herhangi bir Türk grup var mı?

Hayır, adını bildiğimiz hiçbir Türk grubu yok. Bir saniye… Var var yalnızca Tarkan. (tekrar gülüşmeler)

Son olarak Türkiye’deki dinleyicilerinize söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Türkiye’de bu kadar çok hayranımızın olduğunu bilmek bizi mutlu ediyor. Kültürünüze sahip çıkın ve onu tüm dünyaya gururla tanıtın!

Burada son saniyede Ollie’nin “Kültürünüze sahip çıkın” demesinden bir kez daha anlıyorduk ki aslında bizler ve kültürümüz hakkında bazı bildikleri şeyler vardı. Bir Mustafa Sarıözen düzenlemesi olan “Huma Kuşu” sample’ını kullanma fikri nasıl ortaya çıktı soruu, yeni bir muhabbeti daha açabilirdi. Ancak kısıtlı süremizi de aşarak yaptığımız bu söyleşinin devamını ülkemizde yapmak üzere vedalaşmak gerekiyordu.


 


    63
    RammsteinTR.com Forum

    Sosyal Ağlar

    Biliyor muydunuz?

    Richard'ın eskiden güreş sporuyla ilgilendiğini ve bu konuda bir madalya kazanmış olduğunu biliyor muydunuz?

    Galeri

© RammsteinTR.com 2002 - 2012 Her hakkı saklıdır.
İletişim | Hakkında